O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık, çalınan birinin kalbiyse eğer.
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.
devamı »

İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri, bayramlar da ilginç armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıydı. Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşını huzuruna çağırdı. İstediği ; birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı. devamı »

Bu 10 satırlık harika yazıyı eski blogumda daha öncede yayınlamıştım ama o kapandığı için burada tekrar yayınlamak istedim yazarın affına sığınarak ve izin alarak üzerinde birkaç küçük değişiklik yaptım yazının orjinal haline buradan ulaşabilirsiniz.
Hergün doğan güneş her akşam batmaya mahkumsa
Ayrılmaya mecburdur sana olan sevdam
Hükmetmek ne kadar imkansızsa aşka
O kadar acıdır severken ayrılmak
Kimbilir; devamı »

-Bugünün gençlerine
Yarınlar senin; senin bu devrim, bu yenilik..
Her şey senin değil mi zaten?.. Sen, ey gençlik,
Ey umudun güzel yüzü, işte karşında aynan:
Temiz ve bulutsuz, ağaran bir gök,
Titreyen kucağını açmış, bekliyor.. Koş, çabuk!
Ey hayatın gülerek doğan sabahı,
işte herkesin Gözleri sende; sen ki hayatın umudusun,
devamı »
Son Yorumlar